İçeriğe geç

Marmara

İstanbul

İstanbul’u tatmaya sokaktan başlayabilirsiniz; sokak lezzetlerinin önemli bir kısmı tezgâhlarda, tablalarda ve su kenarında satılır. Şehrin her köşesindeki tezgâh ve fırınlarda bulunan simit, günün her saatinde çaya eşlik eder. Eminönü ve Karaköy’de su kenarında, hatta vapurlarda satılan balık ekmekte taze ızgara balık domates, soğan ve yeşillikle ekmeğe girer. Tablalardaki midye dolması ise baharatlı pirinç ve kuru üzümle doldurulmuş yarım kabuğu ve üzerine sıkılan limonuyla gelir. Kış gelince fermente darıdan yapılan koyu ve hafif ekşi boza içilir; aynı aylarda şehrin hemen her semtinde seyyar tezgâhlarda kestane közlenir. Türkiye’nin dört bir yanından ve ötesinden gelenlerin getirdiği tarifler de İstanbul mutfağını şekillendirir. Sokaktan sonra şehrin kendi ürünlerine yönelin: Boğaz’da avlanıp taze satılan lüfer ve Şile yöresinde üretilen kestane balı.

Son güncelleme:

Su kenarındaki masada marul, soğan ve limonla balık ekmek ve bir bardak ayran; arkada vapur, Galata Köprüsü ve Süleymaniye Camii.

İki kıtada sokak lezzetleri

Boğaz, vapurlar ve su kenarındaki simit tezgâhları.

Şehrin lezzetleri

Altın renkli burgu susam halkaları; bir parça iç dokusunu gösterecek şekilde koparılmış
İstanbul usulü

Simit

Burgu biçimli ekmek halkaları, üzüm pekmezine batırılıp bol susama bulanır.

Çıtır kabuklu ekmek içinde marul ve dilimlenmiş soğanla ızgara derili uskumru; yanında limon dilimi
İstanbul usulü

Balık Ekmek

Çıtır kabuklu ekmekte sıcak uskumru; yanında diri marul, dilimlenmiş soğan, limon ve isteğe bağlı sumak.

Krem renkli servis tabağında, bazıları açılarak pirinç, midye eti, çam fıstığı ve kuş üzümü görünen koyu renkli midye kabukları.
İstanbul usulü

Midye Dolması

Midyeler pirinç, soğan, çam fıstığı, kuş üzümü ve yenibaharlı içle doldurulur; kabuklarında pişirilip limonla tamamlanır.

Karlı pencere yanındaki ahşap masada, üzerine tarçın ve leblebi eklenmiş kremsi bej boza dolu bardak
İstanbul usulü

Boza

Boza, kış akşamlarıyla ilişkilendirilen koyu kıvamlı, tatlı-ekşi bir fermente tahıl içeceğidir.

Mavi kenarlı krem renkli tabakta nohutlu beyaz pirinç pilavı.
İstanbul usulü

Nohutlu Pilav

İstanbul’un seyyar pilav tezgâhlarını hatırlatan, tereyağlı ve tane tane nohutlu pirinç pilavı. Bu tarifte haşlanmış nohut ve su kullanılır; üzerine tavuk eklenmez.

Bakır kapta ve ahşap masa üzerinde kahverengi kabukları açılmış, açık altın renkli içi görünen pişmiş kestaneler.
İstanbul usulü

Kestane Kebap

Çizilip suda bekletilen kestaneler fırında yumuşayana kadar pişirilir; kolay soyulmaları için bez altında dinlendirilir. İstanbul’un kış sokak lezzetinin ev yapımı bir yorumu.

Mavi beyaz tabakta hafif tarçın serpilmiş, şerbetli altın renkli lokmalar.
İstanbul usulü

Lokma Tatlısı

Mayalı hamur küçük toplar halinde kızartılır; soğumuş limonlu şerbete kısa süre batırılıp hafifçe tarçın serpilerek sunulur.

Kremsi patates, mısır, siyah zeytin dilimleri, doğranmış turşu, mayonez ve ketçapla doldurulmuş fırın patates.
İstanbul usulü

Kumpir

Büyük fırın patatesinin içi kabuğunda tereyağı ve kaşarla ezilir; mısır, zeytin, kornişon, mayonez ve ketçapla tamamlanır. Ortaköy’le özdeşleşen sokak lezzeti.

Yöresel yemekler

Seramik tabakta altın renkli kaplamalı midye şişleri, bej ceviz-ekmek taratoru ve limon dilimleri
İstanbul usulü

Midye Tava

Şişte çıtır kaplamalı midye; yanında sarımsaklı ceviz-ekmek taratoru ve limon. Maden suyuyla hafif bir kaplama yapılan midye eti, ekmekli cevizli taratorla sunulur. Midye tava İstanbul’un kıyı yemek kültürüyle bağlantılıdır; pirinç dolgulu midye dolmadan farklıdır.

Yerel malzemeler

Sofra kültürü

Vapurlar, liman semtleri ve mahalle gıda pazarları gündelik yemeğin ortamlarını oluşturur. GoTürkiye küçük dükkânlarda, arabalarda, büfelerde ve kıyıdaki yerlerde satılan yiyecekleri; Türkiye’den ve başka yerlerden gelen sakinlerin şekillendirdiği mutfak kültürüyle birlikte anlatır. Karaköy, Eminönü ve Kadıköy farklı kıyı ve pazar bağlantıları sunar. Tek bir sandviç her semti veya haneyi temsil edemez. Kahve, çay, fırın ürünleri ve ortak yemekler de kentin yemek hikâyesine aittir.

Sokak lezzetleri

Simit, balık ekmek, midye dolması ve kestane kebap sokakta ve su kenarında satılır.

Gelenlerin şehri

Türkiye’nin dört bir yanından ve ötesinden gelenlerin getirdiği tarifler İstanbul mutfağını şekillendirir.

Yanınızda götürün

  • Lokum
  • Türk kahvesi
  • Akide şekeri
  • Şile kestane balı
  • Şile bezi

Tarih ve coğrafya

İstanbul’un tarihî yarımadasını anlamak için önce suya bakın: kuzeyde doğal bir liman olan Haliç, doğuda Boğaz, güneyde Marmara Denizi bu toprak parçasını çevreler. Bizantion’un ve ardından Konstantinopolis’in geliştiği yarımada, ilk olarak 5. yüzyılın başında Theodosius tarafından yaptırılan surlarla kuşatılmıştı. II. Theodosius’un ikinci savunma hattıyla güçlendirilen kara surları, askerî mimarinin önde gelen örneklerinden biri olarak görülür.

Kent sırasıyla Doğu Roma ve Osmanlı imparatorluklarının başkenti oldu ve tarihî alanları bu iki dönemin eserlerini bir araya getirir. Tralleisli Anthemios ile Miletli İsidoros’un tasarladığı 6. yüzyıl yapısı Ayasofya, pek çok kilise ve sonraki camiler için model olmuştur. Mimar Sinan’ın 16. yüzyılda tasarladığı Süleymaniye Külliyesi ise medresesi, tıp okulu ve kütüphanesiyle Osmanlı dönemine ait bir dini yapı topluluğudur. Süleymaniye ve eski Pantokrator Kilisesi olan Zeyrek Camii çevresindeki ahşap konutlar, geç Osmanlı kent dokusunun izlerini taşır.

Yakın şehirler

Marmara