Isparta fırın kebabı
Mevsimine göre süt kuzusu, oğlak ya da erkeç eti şişlerde fırına dik dizilir, tuz ve baharat kullanılmadan odun ateşinde pişirilir ve ince pide üzerinde sunulur.
Akdeniz
Isparta sofrasında ilk sözü fırın kebabı alır. Mevsimine göre süt kuzusu, oğlak ya da erkeç etiyle hazırlanan, tuz ve baharat görmeden odun ateşinde pişen bu kebap ince pide üzerinde gelir. Kalabalık sofraların kendi tabağı vardır: bakır kazanlardan bakır tabaklara uzanan kabune pilavının yanında çoğu zaman etli kuru fasulye bulunur. Eğirdir’e yöneldiğinizde göl sazanı çam fıstığı ve kuş üzümüyle sazan dolmasına dönüşür. Yalvaç’ta ise bir tür lor peyniriyle yapılan güllaç gül biçiminde gelir. Gül, tatlı tabağında da kalmaz: Isparta’nın gülleri reçel, lokum ve gül suyu olarak kahvaltı ve kahve sofralarına taşınır. Eğirdir’in elmasını da hesaba kattığınızda, bir tabak kebapla başlayan merakınızı sazanın ve elmanın Eğirdir’ine, gül biçimli tatlının Yalvaç’ına götürmek için yeterince sebep var.
Son güncelleme:

Gül tarlaları, elma bahçeleri ve Eğirdir Gölü.
Gül reçelinden başlayın; toplu sofraların pilavı ve ilçelerin ekmekleriyle devam edin.
Mevsimine göre süt kuzusu, oğlak ya da erkeç eti şişlerde fırına dik dizilir, tuz ve baharat kullanılmadan odun ateşinde pişirilir ve ince pide üzerinde sunulur.

Didiklenmiş dana eti, karamelize soğan, pirinç ve nohutun kat kat pişirilip servis tabağına çevrildiği doyurucu pilav.

Diri pide parçalarının üzerinde sıcak haşlama suyu ve karabiberle servis edilen yumuşak kuzu eti.
Tereyağı, tahin ve patates püresiyle tatlandırılan ekmek; özellikle düğünlerde yapılıp damat evine gönderilir.
Kesmik adıyla da bilinen, bir tür lor peyniriyle yapılan ve gül biçiminde şekillendirilen güllaç.
Derisi soyulan sazan salça ve baharatla ovulur; bulgur ya da pirinç, çam fıstığı ve kuş üzümüyle doldurulup dikilir ve fırında pişirilir; Eğirdir’in meşhur yemeğidir.
İnce açılan hamur; ceviz, ufalanmış yufka ve üzüm pekmezi harcıyla muska biçiminde katlanır, kurutulur, kızartılır ve soğuk şerbete atılır.
Gülyağı, gül suyu, reçel ve lokum için yetiştirilen yağ gülü.
Rehber henüz hazırlanmadıIsparta güllerinden elde edilen gül suyu.
Rehber henüz hazırlanmadıİlin dört bir yanında yetişen elma; başlıca ilçe Eğirdir’dir.
Rehber henüz hazırlanmadıUluborlu bahçelerinin kirazı.
Rehber henüz hazırlanmadıSütçüler’in dutu.
Rehber henüz hazırlanmadıEğirdir Gölü’nün sazanı; sazan dolması bu balıkla yapılır.
Rehber henüz hazırlanmadıIsparta’yla ilişkilendirilen yağ gülü Rosa damascena’dır. Gül yetiştiriciliği ve damıtma, komşu illeri de içeren bölgesel üretimin parçalarıdır. Gülün mutfaktaki ve koku üretimindeki yeri farklıdır. Reçel sofraya katılırken, damıtılan kozmetik ürünler başka bir kullanım alanına aittir.
Isparta’nın gülleri reçele, lokuma ve gül suyuna dönüşerek kahvaltı ve kahve sofralarına gelir.
Özel günlerde bakır kazanlarda pişen kabune pilavı ve Uluborlu banağı kalabalık sofraları doyurur.
Isparta’nın geçmişini izlemeye Eğirdir Gölü’nün kıyısından başlayabilirsiniz. Göle uzanan bir yarımadanın üzerindeki Eğirdir Kalesi’nin yapım tarihi konusunda kesin bir uzlaşma yoktur; ancak bugün görülen kalıntıların Bizans döneminden kaldığı bilinir. Gölün içindeki Yeşil Ada ise taş temelli ahşap evleri ve dar sokaklarıyla özgün dokusunu korur. Gölün doğu yakasında, Gelendost’taki Ertokuş Hanı, Eğirdir’i Konya’ya bağlayan tarihî kervan yolunun üzerindedir. Kitabesine göre 13. yüzyılın başında Mübârizeddîn Ertokuş tarafından yaptırılan han, göl kıyısının bir zamanlar ticaret yolunun parçası olduğunu hatırlatır.
Yalvaç’ta hikâye çok daha eskiye uzanır. İlçenin hemen kuzeyindeki Pisidia Antiokheia, Helenistik dönemde kurulmuş ve Roma ile Bizans dönemlerinden kalıntılar barındıran bir antik kenttir. Hristiyanlığın yayılmasında önemli rol oynayan Aziz Pavlus’un belgelenmiş ilk vaazını burada verdiği kabul edilir. Antiokheia’nın güneydoğusundaki kutsal alan ise Frigya ve Pisidia’da saygı gören tanrı Men’e adanmıştır; Men’in Ay’ın gizemli gücüyle iyilik yaydığına ve iyileştirdiğine inanılırdı.