Karalahana çorbası
Yörede pancar denen karalahana, mısır ve barbunyayla pişirilip mısır unuyla koyulaştırılır; kahvaltıda da içilir.
Karadeniz
Giresun sofrasında bir yanda karalahana, öbür yanda fındık durur. Yörede pancar denen karalahana; mısır, barbunya ve mısır unuyla koyulaşan bir çorbaya dönüşür ve kahvaltıda da içilir. Fırının önüne geldiğinizde Giresun simidi karşılar sizi: üzüm pekmezli suya batırılıp taş fırında odun ateşinde pişen, üzerine susam serpilmeyen ekşi mayalı bir halka. Kıyıdan yüksek köylere uzanan bahçelerde yetişen tombul fındık ise yemeklerden çok tatlılara gider. Fındık ezmeli kadayıf ince kadayıfı Giresun fındığı ve sütlü şerbetle buluşturur. Burulmuş yufkası, tereyağı ve şerbetiyle fındıklı burma düğün ve bayram sofralarına gelir. Görele dondurması süt, salep ve şekeri meyan köküyle koyulaştırır ve ahşap fıçı içindeki kalaylı bakır silindirlerden satılır. Kısa sürede pişmesiyle bilinen Çamoluk şeker kuru fasulyesiyle birlikte Giresun, karalahanadan fındığa uzanan sofrasını ilçe ilçe keşfetmeye çağırır.
Son güncelleme:

Fındık bahçeleri, yeşil tepeler ve Karadeniz kıyısı.
Fındıkla başlayın; ardından karalahana, ekmek, balık ve yayla peynirleri üzerinden ilin mutfağını izleyin.
Yörede pancar denen karalahana, mısır ve barbunyayla pişirilip mısır unuyla koyulaştırılır; kahvaltıda da içilir.
İnce doğranmış karalahana, patates ve havuç; soğan ve pirinçle kat kat dizilip kendi suyunda ağır ateşte pişer.
Temmuz başından ekim sonuna kadar kara oğlaklar yöreye özgü teknikle fırında pişirilir ve Alucra pazarında kiloyla satılır.
Ekşi mayalı hamur halka yapılıp haşlanır, üzüm pekmezli suya batırılır ve taş fırında odun ateşinde pişirilir; susam kullanılmaz.
İnce kadayıf, Giresun fındığı ve sütlü şerbetle buluşur; bu gelenek Ramazan ayında başlamıştır.
Süt, salep ve şekerle yapılıp meyan köküyle koyulaştırılan dondurma; ahşap fıçı içindeki kalaylı bakır silindirlerden satılır.
İnce açılan yufkaya fındık serpilir, oklavaya sarılıp burulur, tereyağıyla pişirilip şerbetlenir; düğün ve bayram sofralarında yer alır.
Kaynatılan çöven kökünün suyu köpürene kadar çırpılır ve şekerle pişirilir; köylerde düğün helvası olarak da bilinir.
Bu şehrin tarifleri yakında burada.
Kıyıdan yüksek köylere kadar uzanan bahçelerde yetişen tombul fındık.
Rehber henüz hazırlanmadıÇamoluk’un kısa sürede pişmesiyle bilinen yerel kuru fasulyesi.
Rehber henüz hazırlanmadıŞebinkarahisar’ın karadutu; pekmezi de yapılır.
Rehber henüz hazırlanmadıBir yanı açık yeşil, diğer yanı kırmızı, mayhoş tatlı, geç hasat edilen elma.
Rehber henüz hazırlanmadıYöre yemeklerinde mısır unu ve sarımsakla pişirilen yabani ısırgan.
Rehber henüz hazırlanmadı
Omurgası çıkarılıp açılmış çiğ hamsi; kızartılır ya da pilavın etrafına dizilir.
Fındık yetiştiriciliği ve ticareti, ilin ekonomik ve kültürel kimliğinde belirgin bir yere sahiptir. Sofradaki ürünü, bahçeler ve ticaretle birlikte ele almak bu ilişkiyi daha anlaşılır kılar. Bakır işçiliği de ilin maddi kültürüne açılan başka bir kapıdır. Bakır eşya yapımı, yöredeki el sanatları arasında yer alır. Yemek kültürü bu açıdan yalnızca yenilenlerden oluşmaz; hazırlama ve sunma sırasında kullanılan kaplar ile onları yapanların becerisi de anlatıya dahildir.
Giresun fındığı yemeklerden çok tatlılarda kullanılır; kadayıftan burmaya, fındık ezmesine kadar.
Karalahana, fasulye ve mısır unu, pancar çorbasından ağır ateşte pişen diblelere kadar gündelik sofrayı şekillendirir.
Giresun kentini tanımaya, kent merkezinde yükselen ve şehre yukarıdan bakan kaleden başlamak yerinde olur. Kalede Helenistik döneme ait olduğu düşünülen surlar ve Kurtuluş Savaşı kahramanı Topal Osman Ağa’nın türbesi bulunur. Kalenin limana bakan batı yamacındaki küçük bir mağaranın, tahminen MS 4. ya da 5. yüzyılda genişletilerek kiliseye dönüştürüldüğü düşünülür. Kıyıya çok yakın Giresun Adası ise Doğu Karadeniz’in tek adasıdır. Antik çağda ve Orta Çağ’da yerleşim gören adada Orta Çağ surları ve manastır kalıntıları bulunur; Argonotlar gibi pek çok efsane de adaya bağlanır.
Kalenin güneydoğusundaki Zeytinlik’te Rumlar ve Türkler on yıllarca birlikte yaşadı. Evler, Avrupa’ya fındık taşıyan gemilerin getirdiği ithal malzemelerle yapıldı; Marsilya kiremitleri bunların en bilinenidir. Yazıtlara göre evler, birbirinin ışığını, manzarasını ve hava akışını kesmeyecek biçimde yerleştirilmiştir. Kentin müzesi de 19. yüzyıl ortasından kalma bir Ortodoks kilisesinde yer alır.