Sinop mantısı
İnce hamurdan kulak biçiminde kapatılan kıymalı mantı; yarısı cevizle, yarısı sarımsaklı yoğurtla servis edilir.
Karadeniz
Sinop’u tanımaya tek bir tabakla başlamak mümkün: kulak biçiminde kapatılmış kıymalı Sinop mantısı, aynı tabakta yarısı cevizle, yarısı sarımsaklı yoğurtla gelir. Bu ikiye ayrılan tabaktan sonra Karadeniz hamsisinin buradaki hâline geçmek gerekir. İçli tavada hamsiler soğan, maydanoz, siyah kuru üzüm ve dolmalık fıstıkla buluşup fırından çıkar. Bayram sofralarının tatlısı nokul ise cevizli üzümlü ya da kıymalı içiyle rulo hâlinde gelir; sabahları katlama ve çayla birlikte yenir. Boyabat’a uzandığınızda ateşin dili değişir. Sırık kebabında bütün kuzu, reçinesiz ağaçtan kesilmiş uzun bir sırığa geçirilir ve çam odunu ateşinin karşısında çevrilerek pişer. Kilerde de Sinop’un kendi ürünleri bekler: mevsiminde taze yenen Sinop kestanesi ve Sinop’ta üretilen kestane balı. Mantının iki yarısıyla açılan merak, sizi hamsiden nokula, oradan da Boyabat’ın sırığına kadar götürür.
Son güncelleme:

Karadeniz’de bir liman, hamsi ve cevizli mantı.
İçli hamur işlerini ve deniz ürünlerini keşfederken Boyabat’ın kendine özgü yemeklerine de yer açın.
İnce hamurdan kulak biçiminde kapatılan kıymalı mantı; yarısı cevizle, yarısı sarımsaklı yoğurtla servis edilir.
Mayalı hamur ince açılır, cevizli üzümlü ya da kıymalı iç harçla rulo yapılıp fırınlanır; bayram sofralarının tatlısıdır.
Tepsiye dizilen hamsiler soğan, maydanoz, siyah kuru üzüm ve dolmalık fıstıkla fırında pişirilir.
Bütün kuzu reçinesiz ağaçtan kesilmiş uzun bir sırığa geçirilir, çam odunu ateşinin karşısında çevrilerek pişirilir.
Sabahları nokul ve çayla yenen katlanmış hamur işi.
Buğdayın etle uzun süre pişirilmesiyle yapılır; düğünlerde, Hıdrellez’de ve topluca yapılan etkinliklerde pişirilir.
Bu şehrin tarifleri yakında burada.
Sinop’ta yetişen, mevsiminde taze yenen kestane.
Rehber henüz hazırlanmadıSinop’ta üretilen kestane balı.
Rehber henüz hazırlanmadıBoyabat’ın Gazidere yöresinde yetişen domates.
Rehber henüz hazırlanmadı
Omurgası çıkarılıp açılmış çiğ hamsi; kızartılır ya da pilavın etrafına dizilir.
Tuzda olgunlaştırılan balıktan yapılan meze.
Rehber henüz hazırlanmadıKotracılık adıyla bilinen tekne modeli yapımı, Sinop’un denizle ilişkisini el sanatlarına taşır. İl kültür müdürlüğü bu becerinin ustalar ve çıraklar yoluyla yayılışını, eski cezaeviyle bağlantılı çalışmalarla birlikte anlatır. Böylece denizcilik, yalnızca limanda görülen tekneler üzerinden değil, onları küçük ölçekte yeniden kuran el emeği üzerinden de izlenebilir. Bu zanaat, şehrin kültürünü anlamak için anıtların yanına gündelik becerileri ve geçim yollarını koyar. Liman hayatı ile mutfaktaki deniz ürünleri de aynı çevrenin farklı yansımalarıdır.
Sinop mantısı aynı tabakta, yarısı cevizle yarısı sarımsaklı yoğurtla sunulur.
Hamsi içli tavaya girer; lakerda ise balığı tuzla saklamanın eski bir yolunu sürdürür.
Sinop’un hikâyesi, Karadeniz’in orta kesiminde Boztepe burnu üzerinde kurulan kentle başlar. Yarımadanın en dar boynunu baştan başa çeviren surlar, kentin savunmasını kara tarafındaki bu geçitte toplar. Anadolu Selçukluları Sinop’u aldıktan sonra Sultan İzzeddin Keykavus’un emriyle bir iç kale yaptırıldı. Bu iç kale yalnızca bir savunma yapısı olmadı; yapımından itibaren tersane olarak da kullanıldı.
Zamanla iç kalenin burçları zindan olarak kullanılmaya başlandı. Tarihi Sinop Cezaevi filmlere, şarkılara ve şiirlere konu oldu; kapatıldıktan sonra müzeye dönüştürüldü. Aynı kale içinde önce tersanenin, sonra zindanın yer alması, bu yapının yüzyıllar içinde ne kadar farklı işlevler üstlendiğini gösterir. İç kesimde, ayrı bir ilçe olan Boyabat’ta ise Gökırmak Vadisi’ndeki sarp kayalık tepelerden birine kurulan Boyabat Kalesi yer alır. Kalede sergilenen Geç Roma ve Erken Bizans buluntuları, yapının Geç Roma döneminden Osmanlı dönemine kadar kullanıldığını ortaya koyar.