Malatya kâğıt kebabı
Kuzunun kaburga, kol ve gerdan eti kuyruk yağı ve kaya tuzuyla yağlı kâğıda sarılır, ağzı kapatılan bakır kapta odun ateşli taş fırında ağır ağır pişer ve sıcak sunulur.
Doğu Anadolu
Malatya denince akla kayısı gelse de bu şehirde sofra önce acele kaldırmayan bir kebapla açılır. Kâğıt kebabında kuzunun kaburga, kol ve gerdan eti kuyruk yağı ve kaya tuzuyla kâğıda sarılır, bakır kapta, odun ateşli taş fırında ağır ağır pişer. Analı kızlı köftede ise iki boy bir arada: içli büyük bulgur köfteleriyle küçük içsiz köfteler, nohutlu tirit suyunda yan yana gelir. Ceviz ve kıymalı Akçadağ kömbesi çoğunlukla kışın ve kalabalık aile toplantılarında yenir. Çoğunlukla kurutmak için yetişen kayısının çekirdeği bile mutfakta yer bulur: özel günlerin gevrek tereyağlı Malatya kurabiyesinin üstünde bütün bir çekirdek durur. Beyaz üzüm suyundan güneşte kurutulan köpük pestili hafif ve gevrektir. İnce kabuklu Hekimhan cevizi de eklenince, kebabın ardından Akçadağ’ın kömbesine ve Hekimhan’ın cevizine uzanan bir yol çizilir.
Son güncelleme:

Güneşte kuruyan kayısılar ve köfteli bir sofra.
Kayısıyla başlayıp ekmeklere, bulgurlu köftelere ve fırın yemeklerine uzanan bir sofra keşfedin.
Kuzunun kaburga, kol ve gerdan eti kuyruk yağı ve kaya tuzuyla yağlı kâğıda sarılır, ağzı kapatılan bakır kapta odun ateşli taş fırında ağır ağır pişer ve sıcak sunulur.
İçi baharatlı kıymayla doldurulan büyük bulgur köfteleri ve küçük içsiz köfteler, nohutlu, domates ve biber salçalı tirit suyunda birlikte haşlanıp sıcak sunulur.
Ceviz ve kıymayla doldurulup odun ateşinde pişirilen Akçadağ hamur işi; çoğunlukla kışın ve kalabalık aile toplantılarında yenir.
Buğday unu ve güneşte kurutulmuş kayısı çekirdeğinden elde edilen unla yapılan, üzerine bütün bir çekirdek konan, özel günlerde hazırlanan gevrek tereyağlı kurabiye.
Beyaz üzüm suyu şeker ve buğday unuyla pişirilip kalıcı bir köpük olana dek çırpılır, beze yayılıp güneşte kurutularak hafif ve gevrek pestile dönüşür.
Bu şehrin tarifleri yakında burada.
Çoğunlukla kurutmak için yetiştirilen kayısı.
Rehber henüz hazırlanmadıYerel kayısı çeşitlerinden elde edilen, tatlı lezzetli kayısı çekirdeği.
Rehber henüz hazırlanmadıHaziran ortasında toplanan, koyu kırmızıdan neredeyse siyaha dönen iri, kalp biçimli kiraz.
Rehber henüz hazırlanmadıİnce kabuklu ve iç oranı yüksek Hekimhan cevizi.
Rehber henüz hazırlanmadıArapgir’in iri çekirdekli, şekerce zengin, mora çalan koyu renkli üzümü.
Rehber henüz hazırlanmadıKurutularak ve yaz şerbetinde kullanılan Arapgir mor reyhanı.
Rehber henüz hazırlanmadıÇekirdeği çıkarılan kayısıların pişirilip ezilmesiyle yapılan pestil.
Rehber henüz hazırlanmadıMalatya’nın geleneksel mutfak kültüründe kap kacak için terek ve kaplıklar, yiyecekler için kiler bölümleri bulunur. Tahıllar, kurutulmuş ürünler, turşular ve diğer kışlık hazırlıklar bu ev düzeninin parçalarıdır. Hıdırellez ve düğün sofraları, yemeklerin paylaşıldığı buluşmalar arasındadır. Kömbe de ikram ve paylaşma geleneğinde yer bulur.
Malatya kayısısı çoğunlukla kurutmak için yetiştirilir; çekirdeğinden elde edilen un da yöresel kurabiyeye girer.
Kâğıt kebabında kuyruk yağıyla kâğıda sarılan kuzu eti, bakır kap içinde odun ateşli taş fırında saatlerce pişer.
Malatya, Doğu Anadolu Bölgesi’nin batısında, doğu-batı ve kuzey-güney yönlü yolların kesiştiği bir noktada yer alır. Bu konumun ne kadar eskiye uzandığını kent merkezine yakın Arslantepe Höyüğü gösterir. Verimli Malatya Ovası’nda, Fırat’a yakın bu höyükte en az MÖ 6. binyıldan itibaren yerleşim izlenir. Alanın en dikkat çekici bölümü Geç Kalkolitik döneme ait saray kompleksidir; Arslantepe’nin bölgede bir yönetim merkezi olduğu döneme tanıklık eden alan, yazıdan önce gelişmiş bir bürokratik sistemin izlerini taşır.
Daha sonraki yüzyılların izleri Battalgazi’de, yani Eski Malatya’da görülür. Ulu Camii, 13. yüzyılda Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubat döneminde yapılmıştır. 17. yüzyıldan kalan Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı, doğuya giden yollar üzerindeki konumuyla kentin ticari yoğunluğunu yansıtır ve ticari işlevinin yanında askerî bir işlev de taşır. Bir zamanlar Melitene kentini koruyan Roma surları ise bugün harabe hâlindedir.