Iğdır bozbaş yemeği
Kemikli et; soğan, salça, lepe, sarıkök ve patatesle pişirilir, maşrapada sunulur ve suyuna lavaş doğranır.
Doğu Anadolu
Iğdır mutfağında birkaç tabağı birbirine bağlayan şey, sarıkökün sarısıdır. Bozbaşta kemikli et; lepe, sarıkök ve patatesle pişer, yemek maşrapada gelir ve suyuna lavaş doğranır. Taş köfte, tahta tokmakla dövülen etin lepe, pirinç ve sarıkökle buluştuğu, içinde alça denen ekşi bir erik taşıyan bir köftedir. Zerdeçalla renk verilen etli lepeli ekşili pilav ise daha çok Ramazan’da, bayramlarda ve özel günlerde sofraya gelir. Tatlı tarafında şaşırtıcı bir reçel bekler: yörede kara badımcan denen küçük patlıcanların limonla şekerli suda kaynatıldığı patlıcan reçeli. Meyve ve çiçek de bu sofranın parçasıdır. Oval Şalak gibi çeşitleri olan Iğdır kayısısı haziranın son haftasından itibaren toplanır, kızıl gül ise mayısta toplanıp reçele dönüşür. Sarıkökün izini sürdükten sonra Iğdır’ı mayısın gül reçeli ve haziran sonunun kayısısıyla tanımaya devam edebilirsiniz.
Son güncelleme:

Aras Ovası, kayısı bahçeleri ve ufukta Ağrı Dağı.
Kuzu etli, nohutlu bozbaştan başlayıp pilav, kayısı ve reçellerle sofranın farklı yönlerini keşfedin.
Kemikli et; soğan, salça, lepe, sarıkök ve patatesle pişirilir, maşrapada sunulur ve suyuna lavaş doğranır.
Tahta tokmakla dövülen et; lepe, maydanoz, pirinç ve sarıkökle yoğrulur, içine alça konur ve patatesle pişirilir.
Maş, evelik, bulgur, pirinç, alça ve erişte birlikte pişirilir; çoğunlukla kışın yapılır.
Zerdeçalla renk verilen etli pilav; daha çok Ramazan’da, bayramlarda ve özel günlerde yapılır.
Haşlanan bağa yaprakları; domates, biber salçası, soğan, sarımsak, maydanoz ve baharatla kavrulan pirinçle sarılır, limonla yenir.
Et, ince doğranmış patates, soğan ve baharatla karıştırılıp uzun köfteler halinde şekillendirilir.
Un, yağ ve su çorba kıvamında pişirilir, üzerine eritilmiş tereyağı dökülür.
Yörede kara badımcan denen küçük patlıcanlar kireçli suda bekletilip soyulur, şekerli suda limonla kaynatılır.
Bu şehrin tarifleri yakında burada.
Oval biçimli Şalak gibi çeşitleri olan, haziranın son haftasından itibaren toplanan kayısı.
Rehber henüz hazırlanmadıBaşta Aralık ilçesi ve Kadıkışlak köyünde yetişen beyaz üzüm.
Rehber henüz hazırlanmadıMayısta toplanıp reçeli yapılan kızıl gül.
Rehber henüz hazırlanmadıBozbaşta, taş köftede ve pilavda kullanılan zerdeçal.
Rehber henüz hazırlanmadıOmaç aşı için haşlanan yabani evelik otu.
Rehber henüz hazırlanmadıIğdır’ın yerel müziğinde nağara, garmon, klarnet ve tütek gibi çalgılar kullanılır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün anlatımında bu çalgılar halk oyunları ve sözlü müzikle ilişkilendirilir.
Sarıkök; bozbaşa, taş köfteye ve bayram sofralarının lepeli pilavına renk verir.
Aras Ovası’nın kayısısı, beyaz üzümü ve kızıl gülü reçellere dönüşür; patlıcandan bile reçel yapılır.
Iğdır’ın coğrafyasında iki büyük unsur öne çıkar: Aras Nehri ve Ağrı Dağı. Ağrı Dağı, Ağrı ve Iğdır illeri arasındaki sınırda yükselir. Aras’ın Türkiye ile Ermenistan arasında sınır oluşturduğu noktada, sarp kayalıklar üzerinde Karakale bulunur. Kale, 12. yüzyıl sonlarında Selçuklular tarafından yapılmıştır. Nehrin geçilebilir bir noktasında ve Iğdır ovasına giden yol üzerinde yer alması, ona stratejik bir önem kazandırır.
Ovanın geçmişini eski mezarlıklarda da izlemek mümkündür. Iğdır ovasındaki koç başlı mezar taşları, Karakoyunlu döneminin son izleridir. Bu taşlar, o dönemin cesur ve kahraman kişileriyle genç yaşta ölenlerin mezarlarına dikilmiştir. Harmandöven Ejder Kervansarayı ise Selçuklu döneminde, 13. yüzyılda Sürmari emiri Şerafettin Ejder Bey tarafından yaptırılmıştır. Kervansaray, İpek Yolu’nun yan kollarından Batum–Tebriz kervan yolu üzerindedir. Ahura Harabeleri’nde ise Urartu kalıntılarının yanı sıra Pers, Roma ve Doğu Roma dönemlerine ait izler de bulunur.